İçeriğe geç

Brooklyn Nine Nine — En İyi Polisiye Komedisi!

Sürekli sosyal medyada esprileri dönen Brooklyn Nine-Nine adllı diziyi görüp her seferinde polisiye olduğunu düşündüğüm için beğenmem diyerek atlıyordum. Büyük bir hataymış, sonunda başladım ve çok kısa sürede bitirdim. Şimdi de keşke bitmeseydi diyorum. 🙂

Brklyn99 Ekibi

Brooklyn Nine-Nine, polisiye komedi tarzında Fox’ta yayınlanan ve 2013 yılında başlayan, hala devam eden bir dizi. 7 sezonu var (toplam 140 bölüm), her sezonda ortalama 22 bölüm var ve 20’şer dakikadan oluşuyor.

Dizinin başrolünde Andy Samberg bulunsa da diziyi ilerleten karakterler Stephanie Beatriz (Rosa Diaz), Terry Crews (Teğmen Terry Jeffords), Melissa Fumero (Amy Santiago), Loe Lo Truglio(Charles Boyle), Chelsea Peretti (Gina Linetti), Andre Braugher (Raymond Holt), Dirk Blocker (Micheal Hitchcock), Joel McKinnon Miller(Norman Scully) gibi Bölge Karakolundaki dedektifleri canlandıran oyunculardır.

Brooklyn Nine-Nine konu olarak diğer sitcomlara çok benzemekle birlikte espri kalitesiyle ve ortamıyla diğer sitcomlardan ayrılıyor bence. Dizide New York Polisinin Brooklyn’deki 99. bölge karakolunda(kurgusal bir bölge) dedektiflerin başına disiplinli ve sert mizaçlı bir şefin gelmesiyle hayatlarındaki değişiklikleri ve New York’taki suçluları yakalamasını esprili ve eleştirel bir dille anlatıyor.

Holt-Kevin-Jake

Kaptan Raymond Holt, disiplinsiz fakat yetenekli dedektif Jake Peralta’nın da dahil olduğu Brooklyn’in 99. bölgesine şef olarak atanır. 99. bölgenin diğer dedektiflerinden Jake’in titiz ve rekabetçi ortağı Dedektif Amy Santiago; kapalı kutu gibi gizemli ve sert görünüşlü Dedektif Rosa Diaz; Rosa’ya içten içe bir aşk besleyen yemek uzmanı, Jake’in en yakın arkadaşı dedektif Charles Boyle; ikizleri olduktan sonra sahalardan çekilmek zorunda kalan Çavuş Terry Jeffords; ve kaptanın alaycı ve vurdumduymaz asistanı Gina Linetti bulunuyor..

Uzaktan çerezlik bir sitcom gibi görünse de iki Altın Küre Ödülü bulunuyor dizinin. Biri komedi-müzikal alanında en iyi dizi seçilmesiyle, diğeri ise Andy Samberg’in Dedektif Jack Peralta olarak en iyi oyuncu seçilmesiyle kazanılıyor. 7. sezonunu tamamlayan dizi 8. sezonunun da onayını zorluklara rağmen aldı.

Dizi akışı oldukça hızlı, bir noktayı dahi kaçırmanız halinde olayı da esprileri de anlayamamanız yüksek ihtimal. Bu yüzden dikkatle izlenmesi gerekiyor. En azından ben dikkatle izlemeye çalıştım. Bolca yönetmen değiştiren dizide bu farkı aşırı derecede hissetmemekle birlikte, kaliteli yazarların elinden çıktığını kesinlikle hissedebiliyorsunuz. Diziyi izlerken zaman su gibi akıp geçiyor, 20 dakikanın ne ara bittiğini sorguluyorsunuz.

Brooklyn99, güncel olayları da yakından takip ederek bunları da konu olarak kullanıyor, gerek ırkçılık gerek feminizm gerek polislerin ya da halkın yaşadığı sorunları ( kendi ülkeleri bazında tabii ki) işleyerek ütopik bir evren yaratmamaya gayret gösteriyor. Cinsel tercihleri sebebiyle insanların yaşadığı zorluklar ise ilk bölümden itibaren alt metin olarak veriliyor.

Ben diziye başladıktan sonra, 3 bölüm kadar, bu nasıl dizi ya hiç beğenmedim burada beni eğlendirecek ne olabilir ki diye düşüne düşüne sıkılarak izledim. Gözlerim hep arada bir bağ aradı, Friends, HIMYM ya da 2 Broke Girls dizilerindeki gibi.. Arkadaşlık dostluk gibi kavramları ilk yaklaşık üç bölüm belli etmediler hatta Jake ve Boyle için asla arkadaşlar demezdim ben. Daha sonra ise aralarındaki iş arkadaşlığı, diğer dizilerde olduğu gibi aile bağına dönüşüyor merak etmeyin. Siz de bir anda o ailenin içine girmiş gibi oluyorsunuz ve keşke böyle arkadaşlıklar gerçekte de yaşanıyor olsa hissinden kurtulamıyorsunuz. Eğer varsa böyle arkadaşlıklarınız, gönülden kutlarım…

Jake Peralta

Bir de herkes benim gibi değildir tabi ki ama paylaşmak istiyorum: Andy Samberg başta bana kendimce haklı sebeplerle itici geliyordu. Bu dizide yakışıklı bir adam göremeyecek miyim (çok yüzeysel bakıyorum haklısınız) diye düşünerek birkaç bölüm izledikten sonra yani yaklaşık bir sezon kadar, ikinci sezonda tam tersi oldu, zekasından mıdır karakterin mizah anlayışından mıdır, dış görünüşü mü değişti artık bilemiyorum çok çekici gelmeye başladı, belki benim gibi düşünenler olabilir diye yazıyorum yalnız değilsiniz 😀

Genelde bölümler her yabancı sitcomda olduğu gibi birbiriyle bağımsız konular işleyerek sonuca ulaşıyor. Dizide herkes önce birbirini kırıp bölüm sonunda müthiş bir jestle o kişinin gönlünü almayı başarıyor ya da bir sorun dizinin başında ortaya çıkıyor ve sonunda o sorun büyük bir mutlulukla çözüme ulaşıyor. Yazarların ne kadar başarılı olduğunu ise bu olaylardan değil, tek bir oyuncuya bağlı kalmayarak her karakterin hikayesini işleyerek, her karakteri gerek sevdirerek gerek nefret ettirerek ifade edişlerinden anlıyoruz.

Polis jargonu dizi içinde çok fazla bulunuyor, bu da hafiften bir aşinalık sağlıyor. Yeni bilgiler ve işleyişler öğrenmek için, dil öğreniyorsanız da terimlere hakim olmak veya dilin inceliklerine de aşina olmak için Brklyn99 iyi bir seçim olabilir.

Dizide beni en çok zorlayan şey, kültürel farklar sebebiyle bazı esprileri kaçırmam ya da anlamaya çalışırken boş boş bakmam oldu. Ülke insanına kahkahalar attıracak ya da bizim kendi kültürümüze uyarladığımızda çokça gülünecek olayları bilmediğim için anlamayıp kaçırmak ve sonra araştırmak zorunda kalmak, bana göre dizinin biraz olumsuz tarafıydı. Kendi kültürsüzlüğümle hiç ilgisi yok 😀

Her durum komedisinde olduğu gibi bolca abartma bulunuyor. Her türlü durum olay ve yaşanmışlık itinayla abartılır. Ben bunları artık görmezden gelebiliyorum size de tavsiyem, göz ardı edilebilecek abartmaları yok sayın. 🙂

Bence hoş bir konsept de, her sezon bir bölümü, bir ana temaya ayırmış olmaları. Nasıl olduğunu açıklamak gerekirse örneğin; her sezon bir bölümde Cadılar Bayramı Soygunu oluyor ya da her sezon başka bir bölüm Doug Judy Pondiac Haydutu ile Jack arasındaki ilişki konu ediliyor. Böyle devamlılığı olan ayrıntılar hoşuma gidiyor.

Doug Judy

Doug Judy(Pondiac Haydutu) karakteri ise bambaşka ve aşırı muhteşem bir karakter olmuş bayıldım diyebilirim, en sevdiğim karakter ve her sezonun en sevdiğim bölümleri arasındaydı.. The Office dizisinde de (Bu diziye çok benzediği söylenen fakat benim pek beğenmediğim bir önceki neslin sitcomu, Friends-HIMYM ilişkisi gibi düşünebilirsiniz) oynamış ama bambaşka bir karakterde. Muhteşem oyunculuğu ve bir suçluyu canlandırmasına rağmen kendini sevdirdiği için yazarları ve Craig Robinson’u tebrik ediyorum.

Spoiler İçerir..

Tüm karakterlerin kendine has özelliklerinin olmasını çok seviyorum ve bu dizide de her birinin kendine has özellikleri var. The Good Place dizisinde olduğu gibi bu dizide de her biri ayrı ayrı özelliklerle birbirinden ayrılıyor ve bir sitcomun olmazsa olmazı saf ve sadık bir karakter( Charles Boyle) bulunuyor.

Jake Peralta
  • Andy Samberg: Dedektif Jacob “Jake” Peralta hem çok yetenekli hem de çocuksu özelliklerini yitirmemiş bir dedektiftir. Sürekli şaka yaparak arkadaşlarıyla dalga geçerek ya da rekabet ederek geçirir zamanını. İşe giderken kravat takmayı bile gerekli görmez, rahatsız olduğu için. Santiago ile sürekli bir yarış halinde, Boyle ile ise muazzam bir dostlukları var. Davranışları Kaptan Holt ile tamamen zıt olmasına rağmen aralarında bir baba-oğul ilişkisi oluşur. Ekibin en çok tutuklama yapan dedektifidir çocuk gibi olmasına rağmen. En çok dile dolanan ‘Noise(Nice)’ ve “Cool cool cool ccool coool’ tekrarlarıdır, dizi bitince bir süre kullanılır.
Rosa Diaz
  • Stephanie Beatriz: Rosa Diaz karakteriyle zeki fakat sert görünüşlü, yakınlaşması pek mümkün olmayan bir dedektiftir. Jake ile polis akademisinden beri arkadaşlardır. En büyük sorunu öfkesini kontrol edememesidir. Sürekli yüksek ve her an patlamaya hazır bomba gibidir. Geçmişi ile ilgili çok az bilgi verir ya da hiç vermez. Bakışlarıyla bile insanları korkutabilir. Bekar ve biseksüeldir bu konuyu da çok ince bir şekilde işlemişlerdir.
Terry Jeffords
  • Terry Crews: Polis Yüzbaşısı Terence “Terry” Jeffords bu karakterlerin ekip lideridir.. İri ve kaslı vücudu ile dikkat çeker fakat oldukça da duygusal bir yapısı vardır. Öyle ki, ikizleri doğduktan sonra bir çatışma sırasında yaşadıkları sebebiyle korkarak sahaya çıkamamaya başlamıştır. Kızlarına ve vücuduna çok değer verir bu yüzden spor ve vücut geliştirmeye de düşkündür haliyle çok da güçlüdür.. Yoğurt sevdiği herkes tarafından bilinir hatta bilgisayar şifresi bile ‘yoğurt’tur (Terry Loves Yogurt)
Amy Santiago
  • Melissa Fumero: Dedektif Amy Santiago, kurallara aşırı bağlı ve düzen manyağı örnek bir polistir. Kaptan Holt’a büyük bir hayranlık duyar, Jake’in tam tersidir. Yedi erkek kardeşle büyüyen Santiago oldukça rekabetçidir bu yüzden de tam tersi karakterdeki Jake ile sürekli rekabet eder. Mesleğinde yükselmek için sürekli çabalar. Dil bilgisine ve bulmacalara çok düşkündür.
Charles Boyle
  • Joe Lo Truglio: Dedektif Charles Boyle, Jake Peralta’nın en iyi, en sadık ve saf arkadaşıdır. Yemek yapmayı sever, hatta kendisine gurme de denebilir. Jake’ten asla bir şey saklayamaz. İlk sezonda Rosa’ya aşık olsa da bu geçici bir hevestir ve daha sonra Boyle’un aşk hayatı derinlik kazanır. Arkadaşları ve sevdikleri için de kurşun atar kurşun yer.
Gina Linetti
  • Chelsea Peretti: Regina “Gina” Linetti, Kaptan Holt’un ve bölgenin sivil memuru, yardımcısı, asistanı, gözü kulağıdır. Dijital medyaya ve dansa ilgisi en büyük özelliğidir. Jake’in gerçek hayatta olduğu gibi dizide de çocukluk arkadaşıdır. Umursamaz ve sivri dilli bir yapısı vardır. Pek iyi bir karakter olmamasına rağmen dizide sevilir. Ben sevemedim. Göründüğünden daha zeki olduğu aşikardır, gözlemlerinden anlaşılır fakat sinir bozucu narsist tavırlarını engellemeye yetmez. Bir sweati üzerindeki cümle kendisini tanımlar: Gina Knows Best!
Raymond Holt
  • Andre Braugher: Komiser Raymond Holt yeni gelen şeftir. Katı ve disiplinlidir. Robot misali, duygularını belli etmez, soğuk ve robotiktir. İşte verim en önemli şeydir onun için. Yediğinin içtiğinin ilişkilerinin önemi yoktur, en önemli şey işlevdir. Teşkilatın ilk açık eşcinsel ve siyahi kaptanı olabilmek için çok zorluklarla mücadele etmiş ve çok sorunlar yaşamış, hak ettiği yerlere ulaşması çok uzun sürmüş, sürekli önüne taş koyulmuş biri olarak işini çok ciddiye alır ve ilk iş olarak Jake’in disiplinsizliğini düzeltmeye çalışır. 99 grubu ile zaman geçirdikçe tavırları da, mesafeli duruşu da daha yumuşak bir hal alır ve Jake ile ilişkisi baba-oğul ilişkisine döner.
Hitchcock – Scully
  • Dirk Blocker: Dedektif Michael Hitchcock karakolun eski ve kıdemli masabaşı dedektifidir.. Dedektif Scully’nin yakın arkadaşıdır.
  • Joel McKinnon Miller: Dedektif Norman “Norm” Scully karakolun diğer eski dedektifidir. Hitchcock ile yakın arakdaştır ve bu ikili etine dolgun ve tembel olarak göze çarpar. Masa başı işten asla ödün vermezler ve hareketleri çoğunlukla uygunsuzdur..

Amy ve Jake arasında büyük bir tezat vardı önce ilişkileri olabilir diye düşündüm ama olay o kadar arkadaş boyutunda ilerledi ki, yok bunlardan olmaz dedim. Oluyor. Hem de o kadar güzel oluyor ki. Jake’in Amy’i sevme şekli çok hoşuma gitti. Özellikle ilk öpüşmeleri çok komik geldi bana. Biraz git gel yaparak iki sezon kadar ilişkiyi bekletmeleri bir noktadan sonra sıksa da sonunda düzene oturdu. Evlenme teklif etmeye karar verme anı o kadar gerçekçi ki.. Birini hayatınızın sonuna kadar yanında istediğinizi çok ufak, belki de fark edilmeyen bir anda anlayabiliyorsunuz. Çok doğal ve hayatın içinden sahne olmuştu. Bir de çatıda birlikte geçirdikleri akşam çok hoşuma gitti yine Jake kendinden beklenmeyen bir performansla muhteşem bir aşık olup çıktı. En çok da ilişkilerinin dizinin ana konusu haline getirilmemesi hoşuma gitti. Yan öge olarak arada ön plana çıkarılarak, bu sırada diğer karakterleri de geri plana atmayarak çok güzel devam ettirmişler. Amy ve Jake ilişkisi, Jake ve Boyle ilişkisini ya da Ray ve Amy ilişkisini arka plana atmadı..

Amy doğuma giderken dikkati dağılsın diye Terry ve Holt’un muhteşem dansı görülmesi gereken sahnelerden, başa alıp izlersiniz bence.

Gina’nın en sevmediğim karakter olması oyuncunun başarısından kaynaklanıyor olabilir. Gina karakterini oynayan oyuncu aslında iki sefer diziden ayrıldı, yemin ederim ilk seferde yokluğunu bir gram hissetmedim yalan yok. Çünkü karakter o kadar egolu ve narsist ki benim en sevmediğim insan tipidir, sanırım oyuncu da karakterin bu narsistliğini çok başarılı yansıttığından bir türlü ısınamadım. İlk seferinde hamileliği sebebiyle ayrılıyor bunu da diziye yansıtıyorlar zaten, sonraki ayrılışı ise biraz seyirci isteği ile olmuş diye okudum (sebebini tahmin etmek zor değil) ama yine araları kötü olmadığından diziye bir iki bölüm için daha döndü. Dönüş bölümleri çok daha güzeldi bence.

Hitchcock ve Scully’nin Gençliği

Hitchcock ve Scully adındaki yaşları geçkin ve biraz topluca olan masa başı dedektiflerini ise çoğunlukla geri plana atıp arada konu oldukça kullanıyorlardı. Fakat 7. sezon daha çok görünmeye başladılar ve gençliklerini gördünüz mü? Maşallah efendim muhhhteşem görünüyorlar. Bu dedektiflerin o bıçkın delikanlılardan hantal memurlara dönüşümü ise çok ince ve güzel oturtulmuş bence. (tabi ki abartı ama sonuçta bu bir dizi)

Diziyi öve öve bitiremiyorum ama olumsuzluklar, soru işaretleri yok mu? Vaar tabi ki! Arayan her türlü hatayı bulur 😀 Mesela, Charles evlendi fakat eşi başlarda hikayeye dahil edilirken sezon geçtikten sonra senaryoda adı dahi geçmez oldu, yok ettiler kadını. Evlat edindikten sonra çocuğa sürekli Charles bakıyor ve eşi ile ilgili hiçbir şey söylenmiyor, boşandılar mı, bir yere mi gitti, araları mı kötü, nasıl oldu bu durum bilmiyoruz. Aynı şekilde Gina doğurduktan sonra çocuğa kendisi bakıyor fakat eşi ortalarda yok, büyük bir aşkla başlamışlardı oysa ki. Boşandığına dair bir belirti de verilmedi açıkçası, tamamen üstü kapatıldı ve yok sayıldı.. Bir anda yalnız anne moduna girdi. Bill karakteri (Boyle’a çok benzeyen saadet zinciri çalışanı Cadılar Bayramının eşsiz oyuncusu) ölmüş mesela ama nasıl nerde ne zaman öldü hiçbir bilgimiz yok ya da bir şekilde ben kaçırdım. Bir bölümde öldüğü zannedilirken bir anda ortaya çıkıyor, bizim öldüğünden bile haberimiz yok.

Karakter gelişimlerinde de ani bir dönüş oluyor gibi geldi bana, pek zamana yayılmadı ve biraz karakterler özelliklerini kaybetti gibi. Mesela Rosa sert görünümlü ve korkutucu biriyken son iki sezon boyunca üç bölümde bir ağlayan sulu gözlü birine dönüşüyor. Yine o sert tavrı korumaya çalışmışlar bir yandan korkutucu gibi ama sonra gidip bir köşede ağlıyor gibi. Pek olmamış bence. Aynı şekilde Raymond Holt’un robotikliği göze çarparken son sezonda sürekli kahkahalara boğuluyor olması ve duygularına yenik düşmesi de bana biraz ani geldi. Tabi ki gelişimler çok iyi ama daha çok zamana yayılabilirdi bence.

Backstreet Boys-I Want It That Way (Brklyn99 Edition)

En sevdiğim ve her yerde de bulabileceğiniz sahnelerden Jake’in gitarla garip sesler çıkararak şüpheliyi konuşturmaya çalışması ve Backstreet Boys’un I Want It That Way şarkısını şüphelilere söylettirmesi oldu. Çok güldüm ve etkilendim açıkçası. Şarkıyı da hayatıma soktuğu için ayrıca ekibe teşekkür ediyorum 😀 Şarkı çok güzel ama arada “Now number five” olmadan gözümde pek değeri yok 😀

İlginç Bilgiler

Amy-Terry-Boyle-Hoyt

Dizide bir gaza gelme getirme durumu olduğunda biri “Nine-Nine” diye bağırınca diğerleri de toplu olarak “Nine-Nine” diye bağırıyor. Bunu aslında set arkasında arkadaşlarını motive etmek için söylemeye başlayan Terry Crews olmuş. Yazarlar da bu motivasyon işini çok beğenip diziye eklemeye karar vermişler.

Andy Samberg (Jake Peralta) ve Chelsea Peretti (Gina Linetti) gerçek hayatta da dizide olduğu gibi ilkokula beraber gitmiş, çocukluk arkadaşıymışlar. Hatta Peretti, Samberg’e oldukça aşıkmış, fakat Samberg bunu asla kabullenmemiş 😀

Chelsea Peretti (Gina Linetti), aslında Dedektif Rosa Diaz için olan seçmelere katılmış ama onun için uygun görülmeyince, Gina Linetti karakteri direkt olarak Peretti için yazılarak senaryoya dahil edilmiş.

Andy Samberg, Saturday Night Live’da 2005-2012 arasında geçirdiği yedi yıldan sonra televizyona ara vermek istemiş fakat bu senaryoyu görünce es geçilemeyecek kadar komik olduğunu düşünerek teklifi kabul etmiş.

Stephanie Beatriz(Rosa Diaz), aslında ilk olarak Amy Santiago rolü için seçmelere katılmış ama sonra Rosa Diaz karakterine daha uygun bulunmuş.

Amy–Holt-Jake

Üçüncü sezonda Melissa Fumero(Amy Santiago) ilk hamile kaldığında yazarlar bu hamileliği diziye yansıtmamaya karar vermişler. Sezonun ilerleyen bölümlerinde Fumero, göbeğini gizlemek için geniş ve desenli üstler giyerek büyük çantalar takıyor. Ayrıca genelde yakın çekimde veya eşyalarla üstü kapatılmış oluyor. Son üç bölümde ise hamileliği artık saklanamaz hale geliyor ve hamilelik taklidi yapması gerektiren bir role giriyor.. Yazarlar, Amy’ye sahte bir hamile göbeği takması gerekmiş gibi rol yazıyorlar. Yedinci sezonda, ikinci hamileliği ise diziye yansıtıldı.

Jake Peralta ve Doug Judy

Eva Longoria, ikinci sezonda Jake’in Amy’i aşmak için çıktığı kız arkadaşıydı. Longoria, 2018’de doğan oğluna Santiago adını verdi. Gereksiz bir bilgi, biliyorum ama çok tatlı bir jest olduğunu düşündüm.

Stephanie Beatriz(Rosa Diaz) gerçek hayatında da biseksüel olduğu için yazarlara bunu kendi karakterine dahil etmelerini önererek diziye bu bilgiyi dahil ettirdi.

Son Olarak

Brooklyn Nine Nine normalde 2020 yılında yayınlanacak olan 8. sezonunu 2021’e attı. Pandemi başlıca sebep olsa da son dönemlerde Amerika’da yaşanan polis şiddeti olayları da, özellikle siyahilere karşı davranışların bu kadar artmış olması dizinin senaryolarına darbe vurmuş oldu. Dizi iptal kararının ardından izleyicilerinin de baskısıyla devam edecek haberini verse de 8. sezon bu yıl ekranlarda olmayacak. Ben merakla bekliyordum şimdi de 2021’i bekleyeceğiz demek ki..

Rosa-Scully-Terry-Hitchcock-Amy

Dizinin ilk 5 sezonu Netflix’te bulunuyor fakat 6. ve 7. sezonlar bulunmuyor. İnternetteki yabancı dizi sitelerinden izleyebilirsiniz.

Eğlenerek gülerek kafanızdaki dertleri bir süreliğine unutturacak çıtır çerez ama aile hissi veren bu diziyi izlemenizi ben tavsiye ederim. Polisiye-komedi dizisi olması, kültür farkları biraz baştaki bölümlerde zorlayabilir fakat sabredince gerçekten eğlenceli ve başından kalkamadığınız bir dizi oluyor. Sezonlar ardı ardına biterken içinizi bir hüzün kaplıyor. İzlerken bir şeyler atıştırmak da pek güzel oluyor benden söylemesi 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: