İçeriğe geç

The Dark Knight Rises (Kara Şövalye Yükseliyor) — Neden İkinci Film Kadar Başarılı Olamadı?

Batman üçlemesinin son filmine ulaşmış bulunuyoruz. Birinci ve ikinci filmleri yorumlamıştık. Özellikle ikinci filmden sonra beklentim büyüktü. Bakalım beklentileri karşıladı mı?

Filmden kısaca bahsedelim, Batman üçlemesinin son filmi 2012 yılında aynı kadroya birkaç ekleme ile devam ediyor. Kedi Kadın’ı Anne Hathaway, Bane karakterini ise Tom Hardy canlandırıyor. Joseph Gordon karşımıza John Blake olarak çıkarken Marion Cotillard ise Miranda Tate karakterine bürünüyor. Netflix adlı platformdan kolaylıkla izleyebilirsiniz.

BATMAN ORTALARDA NEDEN GÖRÜNMEDİ?

Gotham tamamen kötülerden arınmış, Harvey Dent ölmüş, aradan 8 sene geçmiştir. Bu zaman boyunca Harvey Dent kahraman olarak, Batman ise hain olarak bilinmektedir..

Film Bane’in uçakta görünmesiyle başlar. Önceki filmde çocukluk aşkını kaybeden Bruce kabuğuna çekilerek, insanlar ve dünya ile iletişimi keser(tam tahmin ettiğim gibi). Bu durum herkesten çok sadık çalışanı Alfred’i üzmektedir. Harvey Dent’in ölümünü anmak için Bruce Wayne’in evinde ileri gelenler toplandıklarında, eve hizmet etmek için gelen bir kadın(Kedi Kadın) Bruce’a ait bir kolyeyi çalar. Bruce bu kolyenin peşine düşer ve çevrede olup bitenin sonunda farkına varır.

Yer altında kurulan bir örgüt keşfeden Komiser Gordon yaralanır ve hastaneye kaldırılır. Bunu Bruce Wayne’e ileten bir polis memuru(John Blake) sayesinde Batman sekiz sene sonra yeniden hastanede Gordon ile görüşür. Fakat aldığı hasarlardan sonra tekrar Batman olması Bruce için nelere sebep olacaktır?

Öncelikle yeni bir yüz olan Anne Hathaway bence çok iyi canlandırıyor Kedi Kadın’ı. Duygu geçişlerini, karakterin sahteliğini de o kadar güzel göstermiş ki barda parmak izini satarken hem masum görünen hanım hanımcık biri, hem sert ve güçlü bir kadını tanımlıyor bize. Açıkçası Kedi Kadın için kötü karakter diyemiyorum çünkü Robin Hood tarzında, zenginlerden çalıyor sadece, Bruce da bunlardan bir tanesi. Çalmak tabii ki güzel bir davranış değil ama filmi izlediğinizde kadına kızamıyorsunuz. En azından ben kızamadım.

Matilda Tate benim daha önce izlediğim Jeux D’enfants (Cesaretin Var Mı Aşka) filminden hatırladığım, çok sevdiğim bir oyuncu tarafından canlandırıldığı için büyük bir sempatiyle izledim. Tam bir girlboss karakteri oluşturulmuş. Wayne şirketinin bir projesi ile ölümüne ilgileniyor, Bruce ile aralarında bir ilişki olacağını tabi ki ilk göründüğü andan fark ediyorsunuz.

Alfred, Bruce’u insan içine çıkmaya zorluyor..

Alfred üçleme boyunca zaten favorimdi. İnanılmaz tatlı, komik, sadık ve mükemmel bir dost. Filmde beni güldüren birkaç sahnenin çoğu Alfred sayesindeydi. Büyük bir hayranlıkla izledim.

Bane

Bane, dünyanın cehennemi denilen yerde doğmuş bir çocuk. Bir çukurda doğuyor ve o çukurdan kaçmayı başaran tek kişi oluyor diye biliyoruz. Daha sonra ise Bruce’un ilk filmde akıl hocası olan, sonradan yok ettiği birliğin başındaki Ra’s Al Ghul’dan eğitim alıyor. Bane bir baskınla giriyor filme ve ortalığı şenlendiriyor.

Bundan sonra spoiler ile devam edeceğim izlemediyseniz önceki filmlerin yorumlarına bakabilirsiniz.

Batman sonunda olayların içine girdiğinde bu kadar zorlanmasının nedenini anlamadım ama biraz düşününce sekiz sene sonraki hasarlı bedenin, aynı dinçlikte olmasını beklemek saçma olurdu. Batman olmak Bruce için gerçekten kolay olmadı ve yer altında Bane’den efsane bir dayak yedi. Batman yükseliyor gibi değil de Batman batıyor gibiydi. Bence filmin ismi doğeu koyulmamış. Bu sahneler Tom Hardy’nin (Bane), film boyunca en zorlandığı sahnelermiş. Çünkü o anda çocukluk kahramanını dövüyor gibi hissetmiş 😀

Batman başka bir yere baktığında Kedi Kadın ortadan kayboluyor.

Batman çevresindekilerle konuşurken sürekli ortadan kayboluyor. Bunu kendisine yapan Kedi Kadın sayesinde nasıl hissettirdiğini fark ediyor. Bu da film içinde bayağı güldüğüm ince bir espri olmuş.

Alfred ile Bruce arasındaki tartışmaya inanılmaz üzüldüm resmen babam terk etmiş gibi üzüldüm. Bruce’un böyle kaba bir tarafı da varmış onu öğrenmiş olduk. Bu olayın hemen arkasından Bruce tamamen meteliksiz kalınca açıkçası sevindim, niyeyse sanki takdir-i ilahi gibi geldi. Kedi Kadın’ın ihanetiyle Bane, Batman’i kafesleyince de iyi oldu köpeğe dedim. Ay ne kindarmışım ben de. Ama sonunda tüm mal varlığını Alfred’e bırakması.. Gözler dolu dolu..

Bu filmlerdeki genel olarak şu saçmalığı anlayamıyorum: Adamı güzel bir dövmüşsün, kavgayı kazanmışsın. Sonra onu niye bir yere kilitliyorsun? Kötüsün sen ya öldür arkadaş niye riske atıyorsun yaptığın şeyleri. Öldür, çıkamasın bir daha karşına, neyine güveniyorsun bu kadar, o adam illa ki can havliyle çıkmaya çalışacak o kafesten! Bunlar hep kötü karakterlerin egosundan kaynaklanıyor bence. Egolarımızdan arınalım lütfen.

Bruce’un çukurdan çıkabilen ikinci kişi olmasına şaşırdık mı? Tabii ki hayır. Başka kim olacaktı zaten. Kimsenin yapamadığı şeyleri başrol yapar, klişeler..

Filmin baştan sona klişelerle dolu olduğunu söylemem gerek, bunun dışında Kedi Kadın’ın gidip en ihtiyaç duyulan anda dönmesi, intikamcı geçmişten gelen kötüler, sonunda bir şaşırtıcı gerçek…

Gordon, Batman’in kim olduğunu anlıyor

Son sahnelerde Komiser Gordon’un Batman’in gerçek kimliğini öğrenmesi ve öğreniş şekli çok tatlıydı. Son anlarında özellikle en başından beri inanan Gordon için tam bir hediye oldu bu. Alfred’den sonra en sevdiğim ikinci karakter oldu.

Miranda’nın Talia çıkması,, Ra’s Al Ghul’un kızı çıkması.. Bane’in onun koruyucusu çıkması.. Bane ve Talia’nın büyük aşkı(pedofili?).. Talia’nın sevmediği babasının intikamını alma çabası.. Filmin bu kısımları benim için tam bir ters köşe oldu. O kadar kendimi kaptırmışım ki ipuçlarını bile anlayamadım.

Ölüme gitmeden hemen önce

Batman’in bıçaklandıktan sonra ölmemesi en azından biraz bile sendelememesi, minik bir mantık hatası olarak nitelendirilebilir. Ama sonunda şehri kurtarmak için ölüme gitmesi ama ölmemesi, nasıl açıklanabildi bilmiyorum. Çünkü o patlamanın içinden kurtulması imkansız gibi duruyor. Eeee sonra Alfred, Bruce ve Selina’yı(Kedi Kadın) birlikte Floransa’da görüyor. Nasıl? Bu sorumun cevabını bilsem güzel olurdu. Bilen varsa, aydınlatabilirse çok sevinirim.

John Robin Blake

Sonunda hiçbir filmde görünmeyen, yönetmen Nolan’ın asla bulunmasını istemediği Robin’i filmin son sahnelerinde buluyoruz. John Blake Batman’in mağarasını buluyor ve bulmadan önce de tam isminin Robin olduğunu öğreniyoruz. Çok yakıştırdım tam bir yardımcı kahraman.

Filmin sınıf ayrımını bariz bir şekilde gösterip zenginler tarafını tuttuğunu söyleyebilir miyiz? Bence söyleyebiliriz. Sanki bazı olaylar gerçeklerden alınarak arkasına farklı bir hikaye koyulmuş gibi geldi. Doğru bir ayaklanma olsa bile yanlış olduğunu göstermek için..

Genel olarak izlediğimiz zaman film güzeldi, dozunda bir aksiyon vardı, akan bir hikaye vardı, sürükleyici ve göz doldurucuydu. Fakat… Beklentilerimi karşılamadığını da söylemeden geçemeyeceğim. Gözler bir Joker aradı, biraz muziplik aradı, ne bileyim daha ortam yumuşatan karakterler aradı. Bu bağlamda tabii ki ikinci filmin yanında bile geçemez diyebilirim ama asla izlemeyin çok kötüydü diyemem. The Dark Knight’ın kötü karakteri Joker’e de bayıldığım için ikinci film kadar iyi olmadı diyebilirim sadece.

Bu filmden sonra DC Comics, Batman vs Superman filmini çıkarmış. Batman öldükten sonra nasıl olabildi bilmiyorum ama izleyip göreceğiz.. Belki de cevabı o filmde gizlenmiştir..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: