İçeriğe geç

İFA — 1. Kitap BEDEN

Geçen ay okuduğum bu kitaptan bahsetmek istiyorum biraz. Normalde kişisel gelişim kitaplarından pek hoşlanmam, herkesin bildiği şeyleri tekrarlıyorlar gibi gelir bana. Ama bu bazı şeylere bakışımı değiştirdiği için aynı kategoriye koyamayacağım bir kitap oldu..

İFA(İnsanın Fabrika Ayarları), Prf. Dr. Biyolog Sinan Canan tarafından 2019 yılında yayımlanmış bir kişisel gelişişm kitabıdır.. İçerisinde yaşam standardımızı arttırmaya çalışırken, fabrika ayarlarımıza geri dönmek için neler yapabileceğimizi anlatıyor. Normalde 3 cilt olacak şekilde ayarlanmış. İlk kitap olan Beden, insan için hareket ve beslenmeyi ele alıyor.

Kitap, üç kısımdan oluşuyor. İlk kısım bize homo sapiens’in (günümüz insan türünün) geçmişi ile ilgili bilgiler veriyor. İlk insan türünün nasıl yaşadığını, günlük yaşantısını anlatıyor ki şimdiki versiyonumuz ile aradaki farkı görebilelim. Kitabın gidişatı ile ilgili de kısa bir özet veriyor, neler okuyacağımız hakkında bir fikrimiz olabiliyor böylece..

İkinci kısım, Hareket kısmı, burada da hareketin vücut için öneminden, ilk insandan bu yana vücudumuzun hareket ivmesinden bahsediliyor. Geçmişte insan türünün yoğun olarak hangi hareketleri yaptığını, vücudumuz için en etkili hareket türünün neler olduğunu, neleri yapmamızın gereksiz olduğunu anlatıyor.

Üçüncü kısım ise Beslenme kısmı, bu kısım ilk insandan bu yana beslenme şeklimizin nasıl değiştiğini, beslenmemizde hangi besin çeşidine ağırlık vermemiz ya da vermememiz gerektiğini, yeme düzenimizi ve sıklığımızı nasıl ayarlamamız gerektiğini açıklıyor.

Kitabın üç kısmında da belirtilen önemli bir çıkarım var, insanın kaotik bir yapıya sahip olduğunu, geçmişten bugüne kadar alışılmadık ve beklenmedik durumları sevdiğini savunuyor. Bir örnek vermek gerekirse, her gün aynı hareketlerle spor yaparsak, vücudumuz buna alışarak ileri zamanlarında bundan fayda sağlayamıyor.

Yani bir rutin oluşturmak ne kadar doğru gibi gözükse de vücudu arada bir şaşırtmak gerektiğini önemle vurguluyor.

Burada önemli bir nokta da şu; bir rutin oluşturup tüm hayatı boyunca o rutini uygulayamadığı için sürekli stres altında olan ve ‘yanlış yaptığını’ hisseden insanlar için, kesinlikle rutini bozmaktansa, bunun için hissedilen ‘stres’in daha zararlı olduğunu belirtiyor. Daha çok katılamazdım sanırım.

20 yaşından sonra bir rutin oluşturup o rutini uygulamaya çalıştım hep. Sabah rutini, gece rutini, çalışma rutini, pazar rutini.. Fakat hiçbirini uzun süre götüremedim, her seferinde bir şekilde rutinim bozuldu ve ben bu rutinimi bozmuş olduğum için sıkıntıya girdim. Nerede yanlış yapıyorum? Neden bir rutini bile uygulayamıyorum? Bu kadar mı kötüyüm hayatımı rayına oturtmak konusunda?

Bu kitabı okuyana kadar kendimi suçlamaya devam etmiştim. Şimdi insan olarak genlerimizden gelen bir rutine bağlı olamadığımızı ve bunların yanında, vücudu ve zihni şaşırtmanın bilinenin aksine iyi olduğunu öğrendim.

Şimdi bir rutinim bozulsa bile iki gün sonra devam etmemin benden ya da rutinimden bir şey götürmeyeceğini biliyorum. Bir gün uygulayamadıysam, ertesi günü devam edebiliyorum. Bu konuda kitaptan öğrendiğim şeyler farklı bir bakış açısı sağladı ve gerçekten hoşuma gitti.

Kitabın içinde bir diyet listesi ya da bir antrenman listesi bulamazsınız. Fakat size farklı bir bakış açısı sunmasını isterseniz, kişisel gelişim kitaplarına ilginiz varsa, şiddetle önerebileceğim bir kişisel gelişim kitabı olur..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: